yeme icme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yeme icme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Oca 2012

Yemekten devam...

Yemek konusunu birakamiyoruz gordugunuz gibi. Insan uzaklarda yasayinca ozledigi seyleri kendi yapmak zorunda kaliyor haliyle. Buna iki ornek de karsinizda.

Zeytinli acma...

DSC_0004

Tarifi burdan, kesinlikle tavsiye ederim. Ben bir iki kucuk degisiklik yaptim sadece, onlari yazayim

1. Kuru maya yerine yarim paket yas maya kullandim, yas mayayi tarifde belirtilen sut ve sekerin icinde erittim
2. Tereyag kullandim
3. Icine bir yumurta, uzerine 2 yumurta sarisi yerine icine iki yumurta aki, ustune de yarisi seklinde kullandim
4. Icine dogranmis 25-30 siyah zeytin koydum

DSC_0003

Yapilisi tarifin tamamen ayni, ve biz cok cok sevdik :)

Ikinci ornegimiz ise tahinli corek, kendisi benim zayif noktalarimdan birdir. Bir pastane / firina girip de tahinli corek almadan ciktigim pek gorulmus bir sey degil kisacasi.

DSC_0002

Onun tarifi de burdan. Bu tarif icin de yine yas maya kullandim yarim paket. Iki tarifi de cok begendim, severek yedim.

Tabi ikisini ayni aksam yapinca, yapilanlarin bir kismi buzlugu boyladi, arada cikarip yiyorum, ne guzel degil mi? Buzlukta olunca sanki kosedeki pastaneden gidip almisim gibi oluyor :)

7 Oca 2012

Yemek demisken...

Uzun zamandir bilgisayarimda bekleyen mamalara bir goz atalim. Ankara gezisinden nimetler!

Sebnem'in karidesli makarnasi, tadi hala damagimda! Sunum super, yemek super, yemek arkadaslari super, daha ne olsun!

DSC_0863

ODTU, Hocam Piknik, kasarli ekonomik, kendisinden surda bahsetmistim. Kismette o yazidan 2 sene sonra kavusmak varmis.

DSC_0905

Fotograflarda olmayan, Sebnem'in super kahvalti masalari, Ozge'nin super cay menusu, Sebnem'in cheesecake'i.


1 Kas 2011

Yine Yemek, gnocchi

CIMG3837
(Ricottali gnocchi - arrabiata sosu ile)

Daha once, ozellikle 2009 yilinda cok bahsetmisim kendisinden. Bugun biraz daha bahsedelim istedim. Eski yazilardan da anlasildigi gibi, ben seviyorum bu gnocchi denen arkadasi. Tanisikligimiz, l. ile sevgili olma zamanlarina denk gelir. Sevdim kendisini (gnocchiden bahsediyorum, tabi l. de sevmis olabilirim :) ) Es durumundan memleketim Arjantin'de her ayin 29unda gnocchi yeme adeti var. Bizim evde de gnocchi piser genelde 29unda. Bu sefer foto da cektim, eskiden kalma fotolari da buldum, gnocchili post farz oldu.

DSC_0067
(patatesli gnocchi, mantar sosu ile)


Gnocchi hazir olarak Amerikanya ve Ispanya marketlerinde satiliyor bol bol. Amerikanya'da en guzeli World Market'te olan bana gore. Ispanya'da bilmiyorum, hic hazir almadim. Turkiye'de hic gormedim, belki de dikkat etmemisimdir.

DSC_0064
(patatesli gnocchi)

Gelelim gnocchi tariflerine. Tarifler genelde bu siteden.  Arada 3-5 degisiklik yapiyorum, ama olayin ozu bu. Benim favorim ricotta (tatli lor gibi) ve patates gnocchileri. Puf noktasi, unun miktari. Gnocchi hamuru makarna veya ekmek hamuru gibi degil, un daha az, hamur daha yumusak. Bir de cok hizli pisiyor, 45 saniye - 1 dakika gibi falan. O yuzden ben once gnocchileri hazirliyorum, kesiyorum. Sonra sosunu yapiyorum, her sey hazirken gnocchileri kaynamakta olan suya atip hasliyorum, bir kac seferde.

CIMG3833
(ricottali gnocchi)

Sos olarak benim en sevdigim, en basit olani: Taze adacayi ve cevizi tereyag+zeytin yagi karisiminda pisirmek!

CIMG3835
(Arrabbiata sosu, bu foto blogumun adi ile uyum icinde :) )

Diger bir tanesi de arrabbiatta, tabi kendi stilimle. Arrabiatanin ozelligi, domates yogun olmasi, ve biraz aci baharatli olmasi. Ben genelde domates degil de buyuk kirmizi biberleri kozleyip onunla yapiyorum. Tarif derseniz, oncelikle bir kucuk sogani ve bir dis sarimsagi zeytinyaginda kavuruyoruz, istersek pul biber, istersek taze aci bir biberi de ekliyoruz bu kasirima. Ben bundan sonra oldukca iyi yeni kozlenmis kirmizi biberi (robottan gecirip) ve domates salcasini ekliyorum. Biraz taze krema, cok az seker, tuz, taze cekilmis karabiber, kekik, maydamoz ekleyip pisiriyorum.

DSC_0061
(Mantar sosu piserken)

Diger bir sos da kremali-mantarli sos. Bunu genelde taze guzel istiridye mantari buldugumuzda l. yapiyor, ana malzeme mantar, krema, ve beyaz sarap, digerleri sizin yaraticiliginiza kalmis tamamen.

Bu postu hazirlarken dusunduklerim ise:
1. Aciktim!
2. Hep ayni tencereleri kullanmisim gnocchi yaparken.
3. Turuncu kesinlikle en sevdigim renk
4. Aciktim demis miydim?
5. Fotolar iki ayri evde cekilmis.
6. Yasasin dolapda yapilip dondurulmus gnocchi var!

5 Eki 2011

menu

Gezi yazilarina biraz ara verelim dedim. Bu sefer fotograf da yok! Kendime not olsun menu acisindan...


Haftasonunda bolumden arkadaslari cagirdik eve, yemege gibi. Ben biraz abartmisim yemek olayini, ama sevdiler yemekleri :) Buraya not duseyim de gelecek icin referans olsun kendime.

Zeytinyagli sarma
Zeytinyagli barbunya
Sirkeli kirmizi biber
Narli humus
Patates salatasi
Mucver
Borek
Mercimek kofte
Hunkarbegendi
Mozaik pasta
Cevizli baklava

Hunkarbegendinin eti ve baklava, simdiye kadar yaptiklarimdan en iyisiydi. begendinin eti 24 saat sut, sogan salca ve zeytinyagi banyosunda bekledi. Baklavanin kendisi burdaki, serbeti de surdaki gibi yapildi.

14 Eyl 2011

Fideua

Valencia yemekleri yazisinda bahsetmistim kendisini cok sevdigimden. Valencia pazarinda gezerken de bir paellera almak kacinilmazdi, evimizde Arjantin'den bir misafirin oldugu su gunlerde bu paellerayi kullanmak da kacilnilmaz oldu.

DSC_0070

Oncelikle eski mahallemizin sabit pazarina gidilip gerekenler alindi. Ne mi onlar? (4 kisilik)

  • 4 cigala (cigala'nin Turkce veya Ingilizce'si nedir bilemiyorum -kucuk yengec diyebilirim belki-, ama yukarda karidesin yaninda goruyorsunuz) - bu yarim kilo falan oluyor
  • 12 karides
  • buyukce bir kalamar - 250 gr civari
  • bir dilim fener baligi - biftek gibi, 250 gr civari  
  • bolca beyaz midye 
  • 1 litre balik suyu, aslinda bunu evde yaparim normalde, ama dun evi kokutmak istemedim :)
  • 1 paket fideua sehriyesi - 500 gr, kalin tel sehriye gibi dusunulebilir, bunun yerine pirinc kullanilarak da paella yapilabilir. 
  • 1 sogan
  • 1 tomates
  • 1 dis sarimsak
  • bir tutam safran
  • kirmizi toz tatli biber
  • tuz
  • zeytinyagi
Oncelikle bir tencerede balik suyunu afif ateste isitiyoruz. O kendi capinda isinirken paelleramiza zeytinyagi koyup biraz isitiyoruz, sonra cigala ve karideslerimizi pisiriyoruz, ve bir tabaga koyuyoruz.

Sonra kucuk kucuk dogradigimiz kalamar giriyor paelleraya, onu takiben kup seklinde dogranmis fener baligi. Bu iki arkadas kaynasirken, sarimsak ve sogani yemeklik dogruyoruz ve paelleraya ekliyoruz

Domatesimiz de robotta unufak ediyoruz ve paelleraya ekliyoruz, ardindan toz biber, safran ve tuz da bu karisima katiliyor.

Bu noktada beyaz midyelerimiz (ing. clam, isp. berberecho) de paellerada yerlerini aliyorlar. Ardindan makarnamiz, ve kaynamakta olan balik suyumuz da ekleniyor, ve pismesini bekliyoruz. Fideua soyle gozukuyor bu noktada:

DSC_0071

Fideuamizi hic basibos birakmiyoruz, guzelce karistiriyoruz asagidan yukari dogru, zira dibi tutarsa pek hos olmayabilir.

Suyunu cektikten sonra altini kapatip biraz bekliyoruz. Uzerine cigala ve karideslerimizi, bir de dorde bolunmus bir limonu koyup servis ediyoruz.

Vola! Afiyet olsun! Tabi son fotolar basimda bekleyen 3 kisinin sabirsizligi sonucu aceleye geldi...

DSC_0076

Simdi, butun tarif paellera uzerine kurulu. Sonucta pisirilen kap onemli bir ayrinti. Ama tabi her sey degil. Eger derseniz ki ben de fideua yapmak istiyorum, ama paellera falan bulamam. O zaman gereken oldukca yayvan, ama derin olamayan bir tencere. Bir de alti cok kalin olmayacak. Kalinligi metal tepsiler gibi diyebilirim. Benim paellera 4 kisilik olan, ama alirken ogrendigim kadari ile 4 kisi icin 6 kisilik olanda yapilsa daha guzel olurmus. Sonucta derinlikten ziyade alan onemli dedi satan kisi.

DSC_0074

5 Eyl 2011

Valencia Yemekleri

Ve geldik Valencia'ya... Gezimizin plajda kitap okuma, denizde serinleme safasini Alicante'de gerceklestirmistik zaten. O yuzden yola cikmadan once duydugumuz "Playa San Juan'dan sonar Valencia plajlarini pek begenmeyeceksiniz" sozleri bizim icin cok onemli degildi, amac sehri gormekti.

DSC_0631

Valencia denince akla gelen yemekler tabi... Paellafideua, bir de horchata. Tabi bunlar sadece Valencia ilinde degil, Comunidad de Valencia ile ozdeslestiginden, Alicante'de de tattik bunlari.

Biz Madrid'e tasinirken, bundan bir 6-7 sene once Madrid'den Arizona'ya tasinan bir arkadas, bize restoran listeleri falan verdi, en guzel x nerde yenir tarzinda. O listede paellanin karsiligi ise "Valencia'ya git" seklindeydi. Biz de bu nazik arkadasimizi kirmadik, Valencia'ya gittik paella yemege.

Ben zaten deniz urunlerine oldukca duskun biriyim, ayni denizden babam ciksa yerim hesabi. Tabi kimilerini daha cok seviyorum, ama genel olarak iyi deniz urunu yerim :)

DSC_0633

Paella meshur olani, fideuayi Ispanya'ya tasindiktan sonra duydum, ki bence daha guzel. Velhasil, deniz urunleri, pirinc veya fideua sehriyesi (nasil anlatsam bilemedim) birlikte leziz bir sey oluyor zaten. Bir de bu Valencia'da daha da guzel oluyormus.

Paella (ya da fideua), bizdeki kunefe gibi [tad olarak elbette hic bir baglanti yok  :)] siparise gore yapilan bir sey. Eger menu del dia icinde paella varsa, ya da tapa olarak falan veriliyorsa, o paellanin siparise gore yapilmis olmasi pek mumkun degil. Neyse efendim, bu guzide yemegi yerinde yemek cok ama cok guzeldi. Tabi bu yemek masaya gelir gelmez yemege basladigim icin foto falan yok, sadece bir kere telefonla cekilmis bir fotomuz var, artik onunla idare edecegiz. Iste karsinizda fideua:


Valencia denince akla gelen diger bir yiyecek - icecek ise horchata. Horchata benim Ispanya'ya tasindigimda, hatta ertesi gun ilk defa adini dugdugum bir icecek. Cok sutlu gibi durup icinde sut olmayan icecek. Asagidaki fotograf oldukca eski bir horchata (Valencia dilinde adi orxata) cafesinde cekildi. Hani Baylan, Inci pastanesi tadinda. Ben horchata'yi sevdim, ama oyle aman aman degil :)



DSC_0644

Baska bir konu ise "tomate rallado", yani rendelenmis domates. Bu aslinda bir Catalan klasigi, ama Valencia'nin Catalunya'ya ne kadar yakin oldugunu Alicante'deki ilk kahvalti sirasinda fark ettik. Madrid'de de cokca tuketilen "pan con tumaca" nin gercek versiyonu diyelim. Gereken, ekmek, guzel bir domates, zeytinyagi ve tuz. Ispanya tarim urunleri bakimindan oldukca sansli oldugundan guzel bir domates bulmak zor bir gorev degil. Neyse geleneksel olarak kizartilmis ekmegin uzerine rendelenmis domates, az zeytin yagi ve tuz ile hazirlanan bu guzellik bizleri mest etti. Madrid versiyornunda domates taze degil de daha cok sos gibi. Tumaca olarak butun marketlerde mevcut. Ama taze domates rendesi 1000 basar tabi :)

Genel olarak Ispanyol yemekleri cok az ama kaliteli malzeme ile yapilan seyler. Mesela internette gazpacho  tarifi aratirsaniz, malzemeler kismi oldukca fazla oluyor. Aslinda gereken domates, zeytin yagi, sirke, tuz, ve ekmek... Bu gazpacho konusu uzun, degisik gazpacholar var tabi. Baska bir yaziya kalsin o...

Aslinda bu yaziya Valencia gezimizi anlatmak amaci ile oturmustum bilgisayarin basina, ama olay geldi yemekte bitti. Valencia bir sonraki posta kalsin!

9 Ağu 2011

Kis gelmeden

DSC_0811

Maydanoz sevdam eskilere gider, 4-5 yasindan beri en sevdigim atistirmalik bir tabak dolusu limonlu maydanoz ve tursu olmustur. Hatta ayni yaslarda oldugumuz kuzenimle kurabiye mi tursu mu daha guzel tartismalarina girerdik bol bol. Daha sonra bunlari salgam suyu - visne suyu yaristirmalari aldi. Ben hala visne suyu sevmem, o da salgam suyu. Gerci benim visne suyu sevgisizligimin temeli garip tadli kutu mevye sulari ama olsun.

Bundan 9 sene once Amerika'ya ilk tasindigimda bir cok Turk gibi maydanoz diye cliantroya sarilmis, yasadigim sok karsisinda kendinden nefret etmistim. Neyse sonra Amerikan maydanozu, Italyan maydanozu ve clinatro arasindaki farki kesfettim de rahata erdim. Ispanya'da ise maydanoz bildigimiz maydanoz, hayat kolay!

Bir diger konu ise tursu. Amerikanya'daki ilk tursu deneyimim de pek hos degildi, tatli tursu benim icin yenebilir bir sey degil! Neyse, zamanla Turk tursusu nerden bulunur gibi sorularin cevabini bulduktan sonra hayatim kolaylasti.

Bunun bir de salca sorunsali var, bulguru biliyorsunuz zaten...

Salca sorunsalimizi cozdum, evde biber salcasi yapimi ile.

Tursu sorunsalini dun cozmeye basladim,  iki kavaniz tursu kuruldu, bakalim nasil olacaklar.

Bir de tabi tarhana yaptim, gecen sene yapamamistim tasinma telasindan. Bu kis bizi tarhanali gunler bekler...

Bir de tursu suyu olsa da icsek, hatta Eminonu'nde denize karsi icsek, daha da guzel olmaz mi?


8 Ağu 2011

Merhaba

Yaz halleri tam gaz devam ediyorç Yapılacak milyon tane iş var, ve ben tembelliğin zirvesindeyim. Öyle bir döngü ki bu bir türlü çıkamıyorum işin içinden! Size de oluyor mu bu? Nasıl desem? Hiç ama hiç bir şey yapasım yok :(

Ben de sizleri Cun.da fotografları ile başbaşa bırakıyorum! Bakalım fotograflarımı beğenecek misiniz? Güzel bir akşam yemeğinden geriye kalanlar....

DSC_0010

Zeytinlerin güzelliği...

DSC_0954

Kayıklar bu kadar romantik olmak zorunda mı?

DSC_0935

Beyaz şarap ve kristal bardak

DSC_0920

Mehtap

DSC_0915

Beni benden alan bakışlar

DSC_0914

afiyet olsun!

DSC_0908

gün batımı...




26 Şub 2011

Madrid'de bir cumartesi nasil gecer?

Baskalarini bilmem! Benim icin iyi gecer. Oncelikle sabah erken kalkma geregi olmaz, malum ders yok cumartesi. Calismak gerekir o baska...

Evde bir cumartesi nasil gecer de olabilirdi bu postun basligi, ama Madrid diyelim, cunku evde gecen haftasonlari Arizona'da baskaydi, Madrid de baska...

Sondan basa dogru gidelim, bilgisayar basinda beyaz tatli sarap icilir,
satis fiyati 3.50 euro olan bu sarap cok cok guzeldir. Oncesinde barbun tava ve salata yapilip yenmistir. Ondan once evin Arjantinli kismi milanesa, Turk kismi kofte yapip buzluga koymustur. Ondan once haftalik alisveris icin sabit pazara gidilmis, her seyin en tazesi alinmistir. Hatta sabit pazardaki kucuk barda sabah 11 civarinda bira icilmis, ikram edilen tapalar yenmistir, Madrid'de insanlar at gozlukleir ile duyaya baksalar da sabah 11 de bira icmek normal olmasa da garip karsilanmaz.

Sabah erken uyanilmistir. Aksam filamenko sovuna rezervasyon olmasi
na ragmen bir gece onde yemek zehirlenmesinden uyuyamayan ve sabah 7 de veden cikip bir suru ders anlatmasi gereken evin Turk kismi saat 9:30 civari sizinca gidilememistir.

Simdilik boyle gecer bir cumartesi Madrid'de. Evin Ispanyol kismi, adesi, dolaptaki peynir ve saraplarla sinirlidir. Evin yarisi Turk, diger yarasi %25 Polonyali, %25 Avusturyali, %50 Italyan, ama %100 Arjantinlidir.

Genel olarak TV deki diziler Ingilizce olarak izlenir, sabah kahvaltida sofrada iki insan, iki laptop bulunur. Evin bilgisayar ve benzeri aletleri %100 Apple'dir. Ofis bilgisayarlari 50-50 bolunmustur.

Bu blogu yazan b. adli kisi 1 sise sarabi ictikten sonra research proposal yazmak icin bilgisayari acmis, ama bu gereksiz postu yazmistir. Tabi bilgisayari acmistir derken, mecazi anlamda. Cunku bu evde bilgisayarlar hic kapanmaz. Hatta ofisdekiler bile kapanmaz, ev-ofis bilgisayarlari surekli iletisim halindedir. Bilgisayar demek research demektir. Bilgisayarsinz yasam olamaz.

Hadi bakalim, bu da ogle yemegimiz.... Lazanya tarifime neden foto yok diyen sevgili arkadasim S (ben S diyeyim, siz S'nin altinda cizgi var gibi anlayin)'ye gelsin...




14 Şub 2011

Lazanya

Yemek blogu degil burasi, ama yine de yaziyorum. Bu tarifi not almak istedim aslinda, cunku cok guzel oluyor! Ama agir bir yemek, bol tereyagli, ondan cok sIk yapmiyorum, senede 1 anca yani. Baslayalim bakalim. Bu tariften 4 kisilik yemek, ya da iki kisilik iki ogun cikar.

Bu lazanya uc bolumden olusuyor, lazanya makarna asamasi, bolonez sosu, ve besamel sosu. Ben yaptigim siraya gore yazacagim, bulunsun...

Bolonez ala b.
Malzemeler:
  1. Bir orta boy sogan
  2. Iki dis sarimsak
  3. Bir kucuk boy havuc
  4. bir sivri biber
  5. Bir kasik tereyag (agir yemek demistim, daha yeni basliyoruz)
  6. Iki kasik zeytinyagi
  7. Yarim kilo kiyma
  8. 2 orta boy domates
  9. 3-4 dal (kucuk) taze kekik
  10. Bir kap kirmizi sarap
  11. Yarim kap sut
  12. tuz, karabiber, pul biber, bir kasik salca
Yapilisi:

Domates sosu icin, bir kasik zeytin yagi, kekik ve 8'e kesilmis domatesler orta ateste pisirilir, kendi haline birakilarak, arada karistirarak.

Baska bir tencerede zeytin yagi ve tereyagi hafif ateste isitilir, incecik kiyilmis sogan ve sarimsak 2-3 dakika kavrulur, sonra incecik kiyilmis havuc ve biber eklenir, 1-2 dakika daha kavrulduktan sonra kiyma eklenir, kiyma pembeligini kaybedene kadar orta ateste karistirilarak pisirilir. Daha sonra sarap, tuz, karabiber, ve pul biber eklenerek kendi haline birakilir. Bu sirada kiymanin sarabi cekmesine yakin hazirlanan domates sosu cekirdeklerinden arindirmak icin suzgecten (food mill, tam cevirisi aklima gelmiyor su anda) gecirilerek kiymaya eklenir (salca da bu asamada eklenebilir, istege, daha dogrusu domatesin mevsimine bagli), kisik ateste pismeye birakilir (yaklasik bir saat), sonra sut eklenir, 5 dakika daha pisirilip dinlenmeye birakilir.

Lazanya Makarna kismi
Malzemeler:
  1. 3 yumurta
  2. 2 1/4 kap kepek unu
Yumurta ile un guzelce yogrulur, 10 dakika buz dolabinda dinlenmeye birakilir. Gerektikce iki tarafi da unlanarak pasta makinasinda orta seviyede acilir (inceltilir) (Ben 4 kisilik lazanya icin bu hamurun yarisini kullandim, diger yarisi su anda spagetti olarak buzlukta pisecegi gunu beklemekte ). Un serpilmis tepsi uzerine yayilarak siranin kendine gelmesini bekler...

Besamel ala b.:
Malzemeler:
  1. 3 kap sut
  2. 6 kasik un
  3. 3 kasik tereyagi (agir yemek demistim)
  4. 1 kasik zeytin yagi
  5. muskat rendesi, tuz, karabiber, bir tutam kuru kekik (ben agirligini alsin diye muskat ve kekik ekliyorum)
Yapilisi:
3 kap sut, bir tencerede hafif ateste pisirilmeye baslanir. Baska bir tencerede tereyagi, zeytin yaginin icinde eritilir, un eklenip guzelce kavrulur. Un-yag karisimi baloncuklar yapmaya baslayinca, sut eklenr, guzelce cirpilir. Bir yandan da 5 dekilerin hepsi eklenir. Istenilen kivama gelince alti kapanir. Bir Italyan yemek kitabinda okudugum puf noktasina gore cok az bir tereyagi uzerine surunce, uzerinde kabuk baglamadan duruyor besamel sos

Sonunda Lazanya:
Lazanya makarnalari kaynar suda 10 saniye haslanir, bir bezin uzerine cikarilir, kurumaya birakilir. Tencereye hepsini birden koymamak lazim tabi, azar azar, 1-2 lazanya parcasi koyarak haslanir. Sonra tereyag surulen lazanya kabina bir kat lazanya, bir kat kiyma, bir kat besamel sos, biraz parmesan seklinde katmanlar halinde yerlestirilir. Bu durumda en ust katman parmesan olacak sekilde katmalar yapilir.

Onceden isitilmis 200C derece firinda yaklasik 30 dakika (bu sizin firina gore degisir, ustu kizarana kadar diyelim) pisirilir.

Firindan cikarilir, afiyetle yenir. Yaninda guzel bir sarap iyi gider. Bir de salata tabi. Italyan gecesi yaparsak, mozzarella (bulabiliyorsak mozzarella di bufalo), domates, feslegen, guzel bir balsamik ve zeytin yagindan olusan bir salata iyi gider... Ya da sadece guzel yesil otlardan olusan herhangi bir salata...

Oldukca doyurucu bir lazanya bu, ayni zamanda da oldukca lezzetli.Kaynagina gelince bri suru kitaptan tarif okuyup degistirme diyelim. Makarna kismi haric tabi, o her yerde standart :)

Simdi buraya bir foto yakisirdi, ama yok, cekmeden yendi bitti. Belki seneye...

27 Oca 2011

Balik sofrasi

Yaklasik yarim saatlik bir bos zamanim var. Bu arada yapabileceklerim:

1. Yarin ki ders icin 3-5 ornek hazirlama

2. Yarin giyecegim pantalonun pacasini kisaltma

3. Gecen cumartesi aksami arkadaslarimiz icin hazirladigim balik sofrasini paylasma

Ben en zevkli olani sectim :) Yani sizlerin basini agritmayi. Su ulkeye geldigimden beri "aha, tam kafama gore arkadas" diyorum, yakinda ulkeyi terk edecek oluyorlar. Ya da hissedip benden kaciyorlar, hangisi ben de tam bilemiyorum artik. Cumartesi gelen arkadaslar da haftaya baska bir ulkeye tasiniyorlar, hem de dunyanin kuzey dogu ceyrek kuresinden guney bati ceyrek kuresine... O derece kaciriyorum insanlari yani :) Cenem acildi bugun belli, ama sabahtan beri ders hazirliyorum, olsun o kadar. Di mi ama?

Simdi, genelde benim elimin ayari yoktur. Yani sadece ikimiz icin birseyler yapiyorsam ortaya iki kislik yemek cikar, ama sayi artinca, bir de "ya yetmezse" endisesi isin icine girince dengem bozulur, cok yemek yapiyorum. Ama bu sefer hersey sofrada yendi bitti, kimsede de baska bir sey yiyecek hal kalmadi, super yani. Astim kendimi :) Burasi yemek blogu degil kesinlikle, ama kendime not, az yap kizim az :)

Menumuze gelirsek, roka+turp salatasi, kozlenmis patlican, biber domates salatasi, ve rendelenmis havuc ve kirmizi lahana salatasi salatalarimizi olusturdu. Patates toplari da soguk mezeler kismimizin karbonhidrat ihtiyacinin karsilanmasina yardimci oldu.

Istanbul'dan getirdigim tulum peyniri ve cizik yesil zeytin evimizin bastaci olduklarindan sofrada yerlerini aldilar. (Evet, Ispanya zeytin ureten bir Akdeniz ulkesi ama zeytini tursu gibi yapip oyle yiyorlar, gozunu sevdigim ulkemin super zeytinlerini de ozluyor insan)



Sofranin incisi elcegizlerimle yaptigim midye dolmasi.... Simdi tarifi surdan aldim, aldim almasina da midye temizlemek zor is, yaptim biliyorum. Neyse efendim, markete bir gittim, bir de ne goreyim. Madrid'de yasamanin faydalarini... Temizlenmis, pismis koca koca midyeler satiliyor! Tabi bu midye dolma yapma isini, biber dolmasi yapmak kadar kolaylastirdi. Ayni zamanda biliyordum ki guney yarimkurenin yesil-sari ulkesinden olan konuklarim bir Istanbul gezisinde midye dolma ile tanismis, ve sevdalanmislardi. Bu da bana arti puan kazandirdi. Dedim belki gitmezler, kalirlar burda midye dolmalari gorunce. Ama burdaki is kontratlarinin bitmesi ve yeni isin, dogal olarak da ekmegin, baska bir yerde olmasi gercegini benim midye dolmalar bile degistiremedi!


Her ne kadar kuru da olsa zeytinyagli barbunyayi cok severim, yapmak icin de hic bir firsati kacirmam. Bu sebepten soframizin bir kosesi de kendisine ayrildi.


Ara sicak olmayan balik sofrasi mi olur dediginizi duyar gibiyim. Katiliyorum da :) Bizim ara sicak da karides guvec oldu. Dedim herkes kendi guvecine ekmek bandira bandira yesin, rahat etsin. Ama dedim bu sefer ekmegi de ben yapmayayim, market amca yapsin. Bu arada burdaki marketlerde, yani sokak arasindaki dia gibi yerlerde genelde firin var. Merkezden gelen ekmegi orda pisirip sicak sicak satiyorlar. Ondandir kosedeki firin yerine karsisindaki marketten ekmem almam. Yoksa kesinlikle markette daha az Ispanyolca konusma gereksinimi olmasiyla bir alakasi yok.


Simdi diyeceksiniz ki balik sofrasi ise nerde bunun baligi. Balik "tuzda koca balik olarak" ana yemek basligi altinda servis edildi, hatta tatli da irmik helvasi oldu. Ama ben misafirlerin onunde fotograf cekmeye utanan biri oldugumdan - ki bu blogdan da yakin arkadaslarimin baya gec haberi oldu, utangacim yani- onlarin fotografi yok. Artik onlarin varligina dair ya bana inanacaksiniz, ya da yemekteki bir Arjantinli'yi veya iki Brezilyali'yi yakalayip, onlara soracaksiniz.

Sevgiler,

24 Ara 2010

Gezelim, gorelim

Postu onceden hazirlayip sonra post etmeyi deneyecegim, bakalim nasil olacak :) Bir aksilik cikmazsa siz bu postu okurken ben geziyor olacagim :)

Sanirim zaman gectikce Madrid'de yasiyor olmanin tadina daha cok variyorum. Alistim diyelim, tabi bir de o kadar da zor bir task degil aslinda.

Madrid mahallelerinin genelde bir marketi oluyor, bizdeki sabit pazar tadinda. Icinde sebze, meyve, sarkuteri et, tavuk, balik, sarap gibi seyler satiliyor, bunun yaninda da bir bar falan oluyor genelde. Alisveris molasi vermek icin diyelim :)

Bu marketlerden birisi de oldukca turistik. Sebze-meyveden daha cok bar var. Tabi turistiklik seviyesi ile orantili olarak iceceklerin yaninda bedava tapa verilmiyor. Ama her sey biririnden guzel! Bir ara her cuma bir arkadasimla gidiyorduk, sonra o ulkesine dondu, ben de gitmedim. Gecen aksam o civarda oldugumuzdan hadi aksam yemegi yerine San Miguel'e gidelim dedik. Asagida yedigimiz, yemege doyamadigimiz deniz urunleri salatasi var, bundan once yedigimiz sey gelir gelmez tuketildi! Bunun da fotosunu cekerken sabirsizlandigimizi soylemeden gecemeyecegim. Yasasin deniz urunleri!!!! Bir de, neden bizim ulkemizde deniz urunleri nerdeyse altin fiyatina satiliyor???




18 Ara 2010

balik taco

Guzel bir balik taco ariyordum hep. Arizona'da, ki kendisine "Kuzey Meksika" demek de mumkun, her ne kadar dort tarafimiz Mexicano restorantlarla cevrili olsa da balik tacosu denemedim. Bunun baslica nedenleri:

1. Beni taniyanlar (evet sizden bahsediyorum sansli azinlik) bilir ki yemedigim cok sey vardir, ama bir tanesi vardir ki hic tahammulum yok. Bu da nam-i deger "cilantro" (taze kisnis). Arizona'daki Mexicano veya Tex-Mex diye tabir edebilecegimiz yerler her seyin icine bir demet cilantro koyar.

2. Cilantroyu az kullanan arkadaslar da var elbet, ama o zaman da su sorun cikiyor insanin karsisina, "Arizona'da guzel balik vardi da biz mi yemedik". Simdi haksizlik etmeyeyim, Cin marketlerinde yenebilir balik var, ama icinde milyon sey olan balik tacoya bayat balik koyacaklarindan supheliyim. Bu suhpem de uzun seneler onceki bir restoran tecrubeme dayaniyor, ben , mr. L, E. ve M., (yani bir suru harf) icinde Ingilizce konusabilenin sadece 4umuz oldugu, muhtemelen L. olmasa siparis veremeyecegimiz kadar otantik bir restorana gitmistik (eh, biraz abarti var), ogle yemegi sonrasi herkes hastalandi. Zaten restoran da saglik sebebiyle kapatildi. Simdi boyle diyorum ama, yanlis anlasilmasin, Arizona'da bir cok Mexicano restoran var. (Hatta restoran muftak personelini dusunursek, ahcisinin ya da yardimcisinin Meksikali olmadigi restoran nerdeyse yok diyebiliriz.) Velhasil, benim Meksika yemeklerine tepkim genel olarak madde 1'e dayalidir. Balik acisindan Arizona'dan biraz daha sansli California seyahatlerimizde de gidip balik tacosu yememe sebebimiz genel olarak bu clinatordur. Her sey onun sucu!

Bu uzun giristen sonra durumu ozetlersek, bendeniz balik taco yemeyi isteyen, ama yemeyen biri olarak siniflandirilabilirim.

Sonra geldi hayatimizin Madrid donemi. Madrid, dunyanin Tokyo'dan sonra ikinci en buyuk balik marketine sahip. Denizi olmayan bu sehirde boyle bir durum sasirtici, biliyorum. Lakin hic bir sikayetim yok :) Tabi, bu durumda balik taco konusu tekrar gundeme geldi. Daha once gittigimiz iki restoranda menude gordugum "fener baligi taco" beni cezbetti, ve ismarladim. Ama sadece kizarmis balik geldi. Ben de bu arayisi sonlandirmak icin, dun aksam Meksika restoranina gitmeye karar verdim. Bu "cilantro" vakasindan oturu, evin diger yarisi bu durumu hayretle karsiladi, hatta ilk gittigimiz yerde yer olmadigini gorup, bir baska Meksika restorani arayisina girmem, daha buyuk bir hayretle karsilandi.

Ve buyuk bulusma gerceklesti. Once quesadilla, sonra balik taco! Yemekler cok guzeldi, hic bir cilantro tanesi cikmadi. Ama bana sorarsaniz taco taco degildi :) icinde salsa olmayan taco mu olur diye Tex-Mex kulturumu konusturayim :) Bu isin sakasi tabi. Meksika'ya gidip yemedim hic (bu konuda yukarda bahsi gecen E. bize yardimci olabilir :) ), bildiklerim ise: (cok maddeleyici gordum kendimi, o da ne demekse)

1. Meksika koca ulke, her yorenin taco yapisi farkli olabilir.

2. Her ulkedeki Meksika restorani, o ulkenin damak tadina uygun versiyonlari sergileyebilir.

3. Tex-Mex 100% Meksika yemekleri degildir, adi ustunde, Tex-Mex.

4. Yine de hem Amerika'daki Meksikali gocmenler, hem de ulkelerin yakinligi sebebiyle, ben Tex-Mex ve Meksika yemeklerinin Ispanya-Mex ve Meksika yemeklerinden daha yakin oldugunu dusunuyorum, bilmiyorum haklimiyim.

Ama olayin ozu sudur ki, balik taco cok guzeldi :)

12 Ara 2010

Hastalik, sicak sarap ve digerleri


Bogaz agrim beklendigi gibi nezleye cevirdi. Simdi gecmesini bekliyorum. Disim icin antibiyotik kullaniyordum, o bitti, agri bitmedi. Senelik nezlem yani.

Bir kac gundur yemek falan hic bir sey yapmiyordum, bugun hastalik halinden kurtulma calismalari sayesinde taze zencefilli kurabiye ve sicak sarap yaptim. Sicak sarap icin bir kac tarif buldum, sonunda ortaya karisik bir tarif denedim, elmali, portakalli, vanilyali, zencefil, tarcin ve karanfilli. Bu arada burda vaniyla ozu bulunmuyor. Ben de kendim yapacagim mecburen, bir votka alayim da.

Buralarda bir gun kar yagdi, sonra bir daha yuzunu goremedik, ama hava soguk, ozellikle arizona kislarina alismis biri icin. Bir de kislik kiyafetim pek yokmus, mecburen alisveris yapiyorum, kader :)))

Gecen sene bugun kardesim teslim olmustu birligine askerlik icin, bu sene de kuzenim gidiyor askere. Herkese kolay gelsin, herkesin kardesi, oglu guzel guzel gidip donsun.

Yarin sabah Ispanyol brokrasinin kollarina atmam gerekiyor kendimi, umarim her sey yolunda gider. Insan korkuyor bu sefer ne olacak diye!

Asagidaki resim de havalarin guzel oldugu bir pazar gununden, ogle yemegi oncesi "aparetivo"dan. Icecek bir sey aldiginizda genelde bir tapa bedava, bira da 1-1.5 euro civari. Ama bu pazar gunu aparetivo olayinda ikram biraz abartiliyor, sekilde goruldugu gibi. Tabi bira fiyati da artiyor, ama oldukca keyifli.



9 Ara 2010

Pide

Ben bu bloga ya gunde birden fazla post yaziyorum, ya da yuzune bakmiyorum. Neyse, evdeyim, bogazim agriyor, disciden geldim, ve makalem uzerinde calismak istemiyorum var. Bu durumda en guzel sey blogla ilgilenmek!

Pide konusuna donersek, guzel kiymali pide arayisi icindeydim. Guzelden kastim (amacim kitleleri memnun edecek pide uretmek olmadigindan gayet subkektif bir sekilde) mr l. ve benim en begendigim pidedir. Bunun icin icimdeki istatistikci (ki icim disim bir, baska meslege de yer yok icimde) bir deney planladi. (Sizler bunu tarhana konusunda gordunuz, ama o icimdeki istatistikci degerlendirme yapmasi gereken hemen hemen her konuda bir deneysel dizayn yapmakta)

Simdi, sizi ayrintilarla sIkmayayim, ama esas olarak degiskenlerimiz, tam bugday unu veya beyaz un, acik pide veya kapali pide (karadeniz tipi) idi. Hepsini ayni anda firinlamak mumkun olmayacagi icin de "block"lara ayrildi deneyimiz. Dedigim gibi cok detaya girmeyecegim. Kabaca diger degiskenler, maya, firin isisi, firinin her yeri ayni sekilde isitmamasi gibi degiskenler, kontol altina alindi, randomization uygulandi diyeyim. Sonucta bizim evde tam bugday unlu kapali pide sevildi en cok, oy birligi ile! Tabi bu deney icin yapilan milyon tane (aslinda milyon tane degil:) ) pidenin hepsinden birer parca yendi, kalanlar dondulurdu, evin etobur yarisi zamanla hepsini bitirdi :)


Corba

Oldum olasi cok severim corbayi. Hani hergun degisik bir corba yesem bikmam. Ama evin diger yarisi corba sevmeyen cinsten. Gerci Arjantin diyarlarinin corbalari pek guzel degil, bu konuda evin yarisina haksizlik etmeyelim. Ben de bu durumda corbayi ikiser kepcelik porsiyonlara ayirip donduruyorum. Sonra bir suru corbam oluyor :)))

Corba benim icin genelde bir suru seyi duduklu tencerede pisirip blenderdan gecirmek demek. Bir de hic yag eklemem corbaya. Sevmiyorum sanirim. Klasik corbalari severim cok, mercimek, ezogelin gibi. Amerikanyada sebzelerin pek tadi olmadigindan sebze corbasi da listenin sonlarindaydi hep. Madrid'in en sevdigim iki ozelliginden biri olan sabit pazar sayesinde sebze meyvelerin tadi ile tekrar tanistik. Bu durumda benim icin corba mevsim guzelliklerini degerlendirmek icin biraz evrim gecirdi. Bu kapsamda birkac corba denemesinde bulundum. Cok begendim, unutmayayim diye de buraya not duseyim dedim. Tabiki bu tarifleri biraz internetten, biraz dolapta var olanlardan esinlenerek yaptim, Amerika'yi kesfetmedim yani :)

Corba 1: Yesil renkli corba
Brokoli, taze sogan, ispanak, yesil biber, maydanoz, sarimsak, tuz, karabiber , 3 bardak su, 1 bardak sut guzelce duduklu tencerede pisirilir, blenderdan gecirilir, afiyetle icilir.

Corba 2: Turuncu corba
Firinda kozlenmis balkabagi (butternut squash) 1 havuc, bir sogan, bir parca kirmizi aci biber, su ve sut ile pisirilir, tuz ve karabiber eklenir, muskat (nutmeg) rendelenir, blenderdan gecirili, afiyetle icilir.

Corba 3: Acik yesil corba
Guzelce temizlenmis pirasa, patates, sarimsak ve sogan pisirilir su ile, tuz ve karabiber eklenir, blenderdan gecirilir; afiyetle icilir.

Corba 4: Beyazimsi corba
Minik minik dogranan patlicanlar, sogan, sarimsak, ve su ile piser, tuz ve karabiber eklenir, blenderdan gecirilir; afiyetle icilir.

Caninizin cok corba yapmak istedigi bur gun, iki tane corba yaparsaniz, iki kepce ile ayni anda iki degisik corbayi bir kaseye dokerek yin-yang modunda iki renkli bir goruntu elde edebilirsiniz. Bunun bir adi da var :) Ben denedim, cok guzel gozukuyor :)

Artan corbalari da birer porsiyonluk posetlere koyup, uzerine tarih yazip canim istediginde yiyorum. Evin diger yarisi da istedigi zamanlarda eslik ediyor corba keyfine.

Oh be! Yasasin cobra!

Not: Corba ovgulerinde agriyan bogazimin hic bir etkisi yoktur :)

29 Kas 2010

Tesekkurler...

Persembe gunu kirmizi kapli defterime yazdiklarimi okudum biraz once. Demisim ki, "mutluyum, cunku cumlelerime {neden boyle olmuyor} diye baslamamayi ogrendim, onun yerine diyorum ki {soyle olmasini tercih ederdim, ama degil. Bu da dunyanin sonu degil.} diyebiliyorum. Daha olumlu bir insan oluyorum". Belki gectigimiz persembenin sukran gunu olmasiyla alakasi vardir, bilmiyorum. Amerikan tatillerinden en sevdigim gun, sukran gunu. Belki dini olmamasindan kaynaklaniyor, belki de adini seviyorum. Birseylere tesekkur etmek icin bir gun olmasi guzel. Tabi ki gonul isterki, sahip olduklarimiz icin her gun sukran duyalim, ama insanoglu bu.

Gecen gun biri dedi ki insanlar icin, cogu zaman "human being" degil de "human doing" oluyoruz (bunu bana soyleyen kisi de bir yerden duymus bunu, ama nerden oldugunu hatirlamiyorum su anda). Yani kendimizin, ne istedigimizin farkina varmadan, sadece var olmak nedir, bunun tadina varmadan, sadece yapmamiz gerekenleri yapiyoruz. Bence bir an icin bile olsa durup, sahip olduklarimiz icin sukran duymak, biraz farkindalilik yukluyor insana. Yasam kalitesini arttirmak bir acidan yani.

Yanlis olmasin, olaya sukran gununden girdim, farkindaliliktan ciktim ama kesinlikle Amerikalilarin bu ozellige sahip oldugunu dusunmuyorum :) Sadece gun guzel bence :) Isin ilginc yani, sukran gunu hakkindaki bu yaziyi senelerce yasadigim Amerikanya'da degil de, yeni tasindigim Ispanya'dan yazmam :)

Bu da benim bayram gunu aksam yemegimin ana yemeklerinden
birinin fotografi. Sukran gunu dedik, yemeksiz olmaz. Ilham kaynagi Tavaci Recep :)
















Olayin ozu: sahip oldugum her sey icin cok sansli hissediyorum kendimi. Ozellikle de bu sabah uyandigimda yatagimin basucunda beni bekleyen taze sIkIlmis portakal suyu icin! Siz de sahip olduklariniz icin sansli hissedin kendinizi olur mu?

11 Eki 2010

bulgura adanmistir!

Madrid'de ilk aksam yemegi misafirlerimizi agirladik dun. Ozlemisim evde misafir olmasini. Sosyal hayat istiyorum cagrim Mr. l. tarafindan bir aciliyet olarak algilandigi icin de mutluyum :)

Fotograf falan yok tabi. Ama menumuzde mucver, borek, portakalli kereviz, salata, pilav ve karniyarik vardi. Nese icinde yendi, bitti. Amerikanyanin bitli patlicanlarindan sonra tadi olan bir patlican bulabilmek, ve normal boyutlara yakin karniyarik pisirebilmek beni mest etti. "Yasasin patlican" isimli bir dernek kurarsam sasmasin kimse. Patlicansizlik dusunemiyorum :)

Daha once goctugum bir ulke oldugu icin, Ispanya'daki bu ilk zamanlarimi hep Amerika'daki ilk zamanlarimla kiyasliyorum. Amerika'da ilk yemek sokum cok derin olmustu mesela. Ilk yedigim peynirin plastik tadi hala aklimda! Tabi zamanla guzel tadi olan peynirler de oldugunu, ama bunlar icin kosedeki market yerine organik markete gitmek gerektigini falan ogrendim. Hatta bununla kalmadim, sut diyari markali teneke beyaz peynirlerle hayatimi renklendirdim. Ve garip bir dil konusan bakkallar sagolsun, dolabimda hep peyaz peynir oldu.

Simdi Avrupa'nin Turk urunleri kisiri tek ulkesinde yasiyorum sanirim. Gerci adim basi isimlerinde "turco" ve "doner" gecen ama icindekilerin milyon tane dili olan bir ulkeden geldigi cafelerden var ve bu sayede Turk yemegi = kebap, kebap = doner gibi inanislar olusmus. Neyse, konumuza gelirsek, Amerikanya'da yana done soluk soluga aradigim urun beyaz peynirken, Ispanya'da bu degisti sayin seyirciler! Bunun nedeni Ispanya'da pastorize edilmemis sutten yapilmis, bol bakterili, bol lezzetli envari cesit peynir bulunmasinin etkisi de yatsinamaz tabi. Bir de "greigo" adi ile anilan beyaz peynir subsituteu var tabi. Eee, peynir tamam, patlican tamam. O zaman ben ne krizine gorecegim buralarda? Tabiki bulgur! Benim beslenmemin ama kaynaklarindan biri imis kendisi, kah kisir olarak, kah pilav olarak, kimi zaman ezogelin corbasinda, kimi zaman bulgur koftelerinde... Yani bulgur ozlemim var sayin seyirciler, bulgur istiyorum ben!

Duydugum bir rivayete gore sehrin bir kismini kaplamis olan, bir cok dilli milletin insanlarinin bakkalarinda bulabilmek mumkunmus. Deneyecegim tabi hem de Amerikanya'nin bunyeme kattigi koku irkciligini asarak. (Evet, gayet mutlu mesut herkesi seven bir insan olarak gittigim Amerikanya'dan irkci olarak ciktim. Irkciligim dus almadan 1 ay gezen ve cok guzel(!) kokular sacan bir grup insana dair. Utanyorum irkciligimdan, ama asacagim)

Yakinlarda bir gun "heyo bulgurlu birseyler var aksama yemekte" diye neseli bir post ile sizlere mujdeli haberler vermeyi umuyorum. Ve ne yaziyordum, nereye geldim diye kendimi hayretle izliyorum.


19 Şub 2010

Yemek / Food

Bu yazi 22 Ocak'ta yazilmis, hala duruyor, bari yayinlayayim dedim :) /
This post is written on Jan 22, I decided to post at last:)

-------------------------------------------------------------------------------------------------
Burayi biraz doktora depresyonundan cikarip yemek blogu havasina sokalim! /
Let's get away from the PhD depressions a little but, and talk about food!

Yemek yapmayi cok sevmeme ragmen yemek yaparken fotograf cekmek hic aklima gelmez.
Ama gecenlerde baya bir saatimi mutfakta gecirmeye karar verince, fotograf cekme istegim de uyandi. /I love cooking, but I never take pictures of what I cook. But the other day, I planned to spend long hours in the kitchen, and thought about taking pictures.

Menumuz soyle: / Here is our menu:


Baslangic: Adacayli makarna
Appetizer: whole wheat fettuccine with sage
Oncelikle yumurta guzelce cirpilir, sonra catal yardimi ile unla karistirilir (ben kepek unu kullandim). Daha sonra ele yogurularak makarna hamuru hazirlanir. Dinlendirilen hamur, parcalara bolunerek, makarna makinasindan gecirilerek inceltilir, sonra da makina yardimiyla kesilir. Iyi kol kasi yapmak icin birebir :) / We start with beating the eggs. Then combine and mix eggs and flour (I used whole wheat) using a fork. Knead the dough by hand until it is silky :), and let it rest for a while. Divide the rested dough into pieces and use the pasta machine to get homemade whole-wheat fettuccine :) This whole process is good for stronger arms :)))

Taze makarnanin haslanmasi en fazla 2-3 dakika ancak suruyor, o yuzden sosunu haslamadan once hazirlamakta fayda var. / Fresh pasta takes about 2-3 minutes (max) to cook al dente. Hence, it is better to start the sauce earlier.
Benim adacayi sosum icin gereken mazemeler, kisi basi 3-4 yaprak taze adacayi, 4-5 dis sarimsak (bu kisi basi degil :) ), yarim limon kabugu rendesi ve 1/4 su bardagi file badem. / For sage a la b. , you will need 3-4 sage leaves per person, 4-5 garlic cloves (in total), zest of half of a lemon, and 1/4 cup sliced almonds.

Ana yemek: Cioppino, yaninda ev yapimi baget ekmek (tarif yakinda eklenecek)
Main Course: Cioppino with homemade french bread (recipe will follow)



Tatli: Sicak helva (tarif yakinda eklenecek)
Desert: Hot helva (recipe will follow)

18 Ara 2009

Kumpir

Bugun konumuz kumpir. Kesinlikle su anda bilgisayar karsisinda ogle yemegi yiyor olmamim me menumun kumpir olmasinin bir alakasi yok :) Tabi evde yapilan cakma kumpir diyelim...

Today I blog about a Turkish fast food made out of baked potatoes -named kumpir-, and it has nothing to do with me having a homemade pseudo version of it for lunch :) Unfortunately, all these makes sense if you know the local places I refer. Thus, this time in Turkish only. Sorry. For Mr. L., you have been to all the kumpir places I talk about here, so no worries. In fact, you even got wet eating kumpir in Ortakoy , which I also talk about :))

Kumpirle asil askimiz lisedeyken, yani kendi basima ta karsilara gecip Ortakoy'e gidebildigim zamanlarda, basladi. Ortakoy'de caminin duvarina oturup kumpir yerken az islanmadim yani, hayir Ortakoy iskelesine de oyle sIk vapur gelmez....

Tabi Ortakoy'de kumpir deyince, yaninda da bufeden alinmis, gazete kagidina sarili tombul sise efes... Kumpirin tadi miydi askimizi buyuten yoksa Ortakoy mu bilinmez, ama sevmistim iste...

Kumpir denince tabi bir baska klasik de ODTU. ODTU Carsi'ya ilk gittigimde (ki yanimda muhtemelen ODTU'de tanistigim ilk kisi olup simdi de cok yakin arkadasim olan biri vardi, o kisi, okuyorsan ses ver :))) meshur Ortakoy kumpiri ilanini gorup dalga gecmistim. Klasik Istanbul'lu Ankara'ya gitmis, begenmemis olayi... (evet kabul ediyorum :))

Daha sonra Hocam Piknik ile tanistim ODTU'de. Buraya link koymak icin aradim, Eksi Sozluk'de karsima cikti, ne guzel. Ama asil olay sozlukteki ilk entry ben mezun olduktan sonra yazilmis, yaslaniyorummmm....

Neyse, Hocam Piknik'e geri donersek, kasarli ekonomik desem bana katilanlar parmak kaldirsin oturdugu yerde olur mu? Ekonomik demek kucuk boy demek, kasarli demek ise bir kumpirin kasar alabilme kapasitesine sasmak demek :)

Olayin ozu:

1. Kumpir denince bir Ortakoy, iki Hocam Piknik :)
2. Yazinin basinda bahsettigim cakma kumpir ilk paragrafi yazdiktan sonra tukendi :)
3. Sebo: ODTU'ye gidince benim icin bir kasarli ekonomik lutfen :)
4. Ortakoy'de herhangi biri: Sen de benim icin bir kumpir ye lutfen, beklerken de iki midye dolma... (uff, kardes askerde olmasa ondan isterdim Ortakoy'de kumpir yemesini benim icin :( )