Guzel Seyler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Guzel Seyler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Mar 2014

Bulut gecti gozyaslari kaldi cimende*



Ve kulagimda yine Zuhal Olcay, aynalar  diyor. Ben nedense bu sesi duydugumda yazma aski ile doluyorum Istanbul’a dair. Belki de Yeditepe Istanbul yuzunden cagrisim yapiyordur, bilemedim. Cok severdim o diziyi, bir de Sasifelek Cikmazi’ni. Onda Zuhal Olcay yoktu ama…

Icimdeki huznu besliyor Zuhal Olcay’in sesi. Icimdeki huzun bazen mutlu ediyor beni, yani huzunle ozleyecek kadar sevdigim seyler oldugu icin. Istanbul’um basinda tabi bunlarin. Canim. Insan bir sehre canim der mi bilmiyorum, ama diyorum iste. Istanbul benim cocuklugum, babamin elinden tutup kiz kulesine gidisim, urkek urkek ilk defa karsiya tek basima gecisim, vapurun yan tarafina oturup. Sonra diyorum, tekrar otursam vapurun yamacina, ayaklarimi dayasam demirlere, elim ususe, bir cay/oralet alsam, elim ince belli bardakta isinsa, sonra ben, benlige dalsam. Haydarpasa gorunse, el sallasam. Uskudar’dan gecerken Harem’i gorsem, Salicak’taki evlere el sallasam. Kiz kulesi desem, bogaz desem. Istanbulum gulse, ususek beraberce, bir de sahlep icsem bol tarcinli. Ben olsam, sehrimde kalsam, kimse konusmasa biran icin, ve ben sadece kendimle basbasa kalsam. Bogaz dalgalansa, hos geldin dese bana, ve ben martilari selamlasam. Kadikoy dalgakiranda olsalar hepsi. Vapur Besiktas’a yaklassa, ve ben inmesem, geri donsem Kadikoy’e. Insem vapurdan, Akmar’a yurusem, kirtasiyelere girip icime ceksem kokularini, Kadikoy carsinin ara sokaklarindan Bahariye ye ciksam, arabalar gecerken duvarlara yapissam, firindan simit alsam elime, Bahariye’ye gelince Moda’ya cevirsem yonumu, iskeleye gitsem, sahilde dolassam, moda sokaklarinda kaybolsam. Camdan bakan teyzeye selam versem, ben olsam. Sahilde cay bahcesine oturup bir kahve icsem, sonra fincanimi kapasam, kendi falima kendim baksam, karanfil satan, muthemelen benden genc kiz, ben bakayim falina derken. Ondan fal degil de karanfil alsam, ellerim yine ususe, o urpeti beni “canli” hissettirse. Sonra Kadikoy carsiya cevirsem yolumu yine, kuruyemiscileri gorsem, leblebi kavururken. Alsam bir paket. Elimi o sicak leblebi kasesine soksam, icimin urpertisi dursa bir anligina, sadece bir anligina ama, ve ben Istanbul’u ceksem icime! Otobus duraklarina cevirsem yonumu, bir tahinli corek alsam ordaki firindan, evde yemege, lisedeyken yaptigim gibi. Eve gitsem, sahil yolundan. Annem cay demlese, ben tahinli coregi bir tabaga koysam, yesek, kesmeden. Her sarmalini kopararak elimizle. Sohbet etsek gunluk seylerden, sanki ben orda yasarmisim gibi. Dedik ya orda yasarmisim gibi diye, mutfagima girsem, kardesimi arasam, yemek yaptim, bu aksam bize gel diye. Ne buyuk bir luks bilir misin sen, insanin kardesini yemege cagirabilme ihtimalive hayat bana yemege cagirabilecek bir kardesim olmasi ile mutlu olabilmeyi ogretti, mutluyum.

Istanbul benim cocuklugum, ailem, ergenligim, uzaktaki sevgilim, ah dedigim, ah orda olsam diye ozledigim…

Bulut gecti gozyaslari kaldi cimende
Gul rengi sarap icilmez mi boyle gunde
Seher yeli eser yirtar etegini gulun
Gule baktikca cirpinir yuregi bulbulun*
Serefe!

*:Siir Hayyam’in, ben kimin sesinden severim hadi bir tahmin et bakalim.

4 Mar 2014

surprissssss

Dogum ayimdayiz benim, bir haftacik var dogum gunume, 34 geliyor, Istanbul oluyorum bu yil, ne guzel!

Gecen haftasonu dedim ki, pazar gunu benim dogum gunumu kutlayalim, annemler gidiyor cuma, soyle rahat rahat haftasonu dogum gunumu kutlayalim.

Kocama dedim, bilmem ki daha erken dedi, anneme dedim, ya daha cok erken, persembe gecesi kutlariz dedi, babama sordum, annen bilir dedi, kizima sordum, o da her seye verdigi cevabi verdi, no, no noooo! Dedim tamam, kutlamayiz, kimse heyecan duymuyor.

Sabah kalktik sonra, klasik anne kahvaltisi, borek falan :) Sonra ben aglayan 2 yas sndromlu bebemle ugrasirken kafami bir kaldirdim, surprissss! Pastalar yapilmis, hediyeler alinmis, hayat bana guzel bir supriz dogum gunu duzenlemis :) meger surpriz bozuyormusum ben az kalsin.

Cok sevindim ama cooook, super bir sabah gecirdim. Unutmayayim dedim! Bu arada senelerdir anne elinden dogum gunu pastasi yememistim, baldan tatli oluyormus!

Su Sili'yi Istanbul'a ilce yapsak olmaz mi ya???

13 Ara 2013

Bayan epsilon'a

Asinda calisiyor olmam lazim su anda, ama seni o kadar cok ozledim ki. Anne olunca anladiklarimdan biri daha, sabah gordugun cocugunun ozleminden burun titreyebiliyormus. Ya benim annem ne yapsin?

Bu oyle bir ozlem ki, seni alip icime sokasim geliyor, ama cok da korkuyorum, seni incitmekten, ya da hayatin sana kotu davranmasindan. Canim kizim, biricigim, hayatimin en guzel seyi, her sey bos biliyor musun, kac gundur depresif dolasiyorum ama aklima sen dusunce yuzumde bir gulumseme oluyor, icime sicaklik yayiliyor elimde olmadan, seni seviyorum, seni seviyorum ve seni cok ama cok seviyorum.

Ve o kadar cok korkuyorum ki bu buyunun bozulmasindan, hic bir seyden bu kadar korkmadim hayatimda.

Ve simdi senden zaman calip ise geliyorum, deger mi sorusu hergun aklimda, uzun vadede iyi olacak biliyorum. Seni cok ama cok seviyorum minigim.

Sen hayvanlari cok seviyorsun biliyor musun? Tabi ki biliyorsun, ama bir gun bunlari okursan hatirlar misin acaba? Fil ve kopek en sevdiklerin. Ev fil ve kopek oyuncaklariyla doldu. Ilk kopegini utku abin aldi, 10 tane tahta kopek oyuncak, hepsini cok sevdin, ama turuncu 3 numara bir baska.

Sabahlari oyuncak bebeklerini opuyorsun tek tek. Sonra kendin hic sallanmadigin halde, onlari ayaginda sallayip uyutuyorsun, genlerde var herhalde :) Bize de sus isareti yapiyorsun, gormediysek "anne!" diye bagirip sus isareti yapiyorsun :)

Bu aralar biberonla sut icer oldun, cok ugrastim sen 5-6 aylikken biberon al diye, almadin. Simdi seviyorsun, biberon birakma yasina gelirken.

Geceleri beraber uyuyoruz, evet hala! Hadi kayra yataga diyince bebeklerinden birini alip odaya gidiyorsun, kollarini kaldirip yataga oturtulmayi buyuruyor, sonrada arkana yastik koyup ortaya kuruluyorsun. Yorganla sadece bacaklarini ortup yanina yatmamizi bekliyorsun.

Her hareketini hafizama kaydetmek istiyorum, olmuyor, buraya da yazayim biraz istiyorum. Hem yaziyorum, hem de cekiniyorum.Seni cok ama cok seviyorum.

O kadar yurekten diyorum ki her isteyenin olsun cocugu....

29 Tem 2013

Seninle bir yil... Bayan Epsilon'a

Canim kizim, 10 gun once bir yasinda oldun, kitalar arasi tasinma sirasinda yazamadi annen. Iyi ki dogdun bebegim, cok sansli bir anne yaptin beni kucuk afacanim. Daha dun gibi aklimda dogdugun gun, diyorlar ki kac yasina gelirsen gel, dun gibi aklimda olacakmis o hep, dogrudur. Su anda Sili'de bir otel odasindayiz, gece, saat 12:46. Jet-lag oldugumuzdan saat 7 de uyumustuk ikimiz de. Sen ateslisin, miden de bozuldu, doktor gelecek, onu bekliyoruz. Daha dogrusu ben bekliyorum, sen uyuyorsun babanin gogsunde. Ilk dogdugun gunlerdeki gibi.Atesin dussun, sen hic hasta olma minigim. Keske elimde olsa da seni her kotulukten herseyden koruyabilsem. Canim kizim, bunlari neden bloga yaziyorum bilmiyorum, belki buyuyunce okursun diye, belki de yazmak beni rahatlattigindan. Seni cok seviyorum bebegim, bunu hep bil, hic unutma, hep yaninda tut. Anne diye sarilisin, uzanip opmeye calisman, elimi tutup sacinda gezdirmen, gozlerinin gulusu, yuzunun gulusu, bunlarin hepsi icimi eritiyor biliyor musun? Sen hep yurumek istiyorsun, hep insanlari en cok da cocuklari gozlemlemek. Turkiye'deyken kedi-kopek sevgin de basladi. Yolda bir cocuk ya da kedi gordugunde ih ih ih diyip bir sevinc cigligi atiyorsun, cocuklar sana bakmayinca cok sinirleniyorsun. Yuruyemiyorsun heniz kendi basina, ama surekli elimi tutun da yuruyeyim diyorsun. Kucak cok ama cok seviyorsun, seni hep wraplarda tasimamin sonucu belki, belki her bebek sever kucak bilemiyorum, ama ben de cok sevdigimden memnunum :) Baban annelerin cocuklarini tasima konusunda bir yetenegi oldugunu dusunuyor :) Anne diyorsun, anneanne diyorsun, anane degil ama :) gel diyorsun, dede diyorsun, mama ve meme diyorsun, ama papa demiyorsun, baban bozuluyor :) Bu kelimeleri soyluyorsun ama meme/mama ikilisinden baska gercekten ne kadar bilincli soyluyorsun bilemiyorum :) 3 dil konusuluyor etrafinda, simdilik Turkce anliyor gibisin, ya da tesaduf oluyor. Yazliktan ayrilirken sana canim gidiyoruz burdan dedim, ve oyle bir sinirli bagirdin ki! Buyuk ihtimalle tesaduftu, ama hosuma gitti! Denizi cok sevdin, ama kuma dokunmak bile istemedin :) Suslusun, ustunu giydirirken eger begendiysen elbiseni cigliklar atiyorsun, begenmedigin kiyafeti giydirirken hic hoslanmiyorsun, gunes gozluklerine bayiliyorsun, takinca poz veriyorsun hemen. Oyuncaklarini cok seviyorsun, bir cogu kolilerde buraya dogru yolda, magazada ayni oyuncaktan gorunce taniyorsun ve cilglik cigliga istiyorsun onu! Yemek hic yemiyorsun, varsa yoksa sut! Sut bagimlisi diyordu sana Madrid'deki doktorun, burdaki ne der bilmiyorum. Meyve ve yogurt en sevdiklerin sanirim, bir de ayran. Turk kizi seni :) Sabah uyaninca anne ve baban yanindaysa senden mutlusu yok, aslina var, ben :) Senin mutlu suratin beni cok ama cok mutlu ediyor. Canim kizim, iyi ki dogdun, iyi ki varsin, upuzuuuun, mutlu, saglikli, huzur dolu yillarin olsun onunde, seni cok ama cooook seviyorum! Annen...

4 Haz 2013

Gezi esittir umut bende...

Gunlerdir karisik duygular icindeyim, ama en agir basanlar gurur ve umut sanirim. Siyasi goruslerim, fikirlerim var elbet, lisedeyken dahs yogundu, simdi daha durgun. Oy verirken kime vermeyecegim belliydi, kime verecegim de tabi, ama lider dedigim kimse yok. Butun bunlar onemsiz kaliyor tabi son birkac gun icinde olanlar icin. Istanbul'um, Turkiye'm, vatanim, canim, ozlemim. Dehsetle izliyordum zaten olanlari, o bu su derken yasaklar, kisitlamalar almis basini gidiyordu. Sonra, birden, masumca parkta agac bekleyen insanlara karsi bu denli guc kullanimi... Urktum, korktum neler olacak diye. Taksim'deki yakinlarim, arkadaslarima bir sey olmasin diye. Sinirlendim, cildirdim medyanin tepkisizligine, aciklamalarin icindeki kibire. Gozyaslarimi tutamadim polisin guc gosterisine, anneleri dusundum hep, ben de anneyim ya, anladim daha cok. Sasirdim sosyal medyanin gucune ve sevindim, gerekliligini anladim. Umut doldum gelecege dair, gurur duydum bu toplumsal direnisle, bu masum, bu yagmadan uzak, bu paylasim dolu, bu halk direnisiyle. Gelecek gunler ne getirir bilmiyorum ama, benim artik umudum var... #direngezi, #direngeziparki, #occupygezi

12 Mar 2013

33

Yas atladim dun. Ne guzel. 33 and fabulous diyorum kendi kendime. 33 tartismasiz da fabulous kismi kime gore neye gore tartismalari icerebilir :)

DSC_0142

Basim goge ermedi tabi, ama uzun yillardir gecirdigim en sakin dogumgunuydu diyelim. Gecen sene buyuk bir parti vardi evde, ondan onceki sene Bilbao gezisiyle kutlamistik, ondan onceki sene de evlenmistim dogum gunumde, haliyle pek sakin degildi :))

Evde, mr l. ve bayan epsilonla, bir de siparis edilen meksika yemekleriyle - evet, icinde cilantro ve aci olmayinca seviyorum meksika yemeklerini - gecirdik aksami. Guzeldi, hem de cok.

DSC_0851

Hayat iyi gidiyor, donemin bitmesine gun sayiyorum. Ogrencilerimle cok iyi bir iliski kuramadim bu donem, aklim bayan epsilonda olunca. Kendisi kucagimda su anda, bilgisayara atlamaya calisiyor, bir de neden skype/facetime kullanmadigimizi anlamaya :)

DSC_0124

Gectigimiz hafta annemler burdaydi, ondan ciktim biraz depresif hallerden, iyi oldu yani. Haftaya pazartesi tatil, ondan sonraki hafta da bir hafta tatil - paskalya sebebiyle. Guzel...

Bu arada fotolarin yaziyla hic alakasi yok tabiki de. Artik biktim soguk - soguk derken 7-12 derece arasi havadan- bir de yagmurdan! Birisi buranin Ispanya oldugunu, bu kadar yagmur yagmamasi gerektigini hatirlattsin. Bir de bahar gelsin lutfen...

Ay bir de yazin ortasinda kis olan bir ulkeye mi tasinacaktik biz? Yok ya, ben soguk hava sevmiyorum.

24 Ara 2012

"The difference between men and boys

...is the price of their toys" demis birisi, ben demedim, ama guldum. Tabi bunu bir tekneye yazilmis olmasi da guldurmus olabilir yuzumu, dedim dogru.

Depresif havalari dagitalim biraz. Dun aksam ne yedim biliyor musunuz? Ev yapimi icli kofte, hem de Arjantin'de hem de bir Bolivyali tarafindan yapilmis! Sofrada gorunce sasirdim bi haliyle! Eskiden bir Turk ailenin yaninda calisiyormus, ogretmisler yapsin diye, o da bana da yapmak istemis.

Ben a ne guzel eline saglik diye gotururken icli kofteleri, Arjantinli mr. l. demesin mi guzel ama disi cok kalin, bulgurunu daha ince acmak lazim diye :) Zaten artik ayran ve tursu suyu da seviyor, islem tamam :)

Icli kofteden gidelim, bir arkadas soylemisti bir restoranin Ingilizce menusunde icli kofte "sensitive meatballs" diye cevrilmis, her icli kofte yedigimizde - sanki hergun yiyoruz- mr. l. hatirlatip guluyo... Diyorum yanlis degil, pek tikkatli olmak lazim icli kofteyle, saka degil o is :)

Yarin aksam yolculuk var, Arizona'ya geri donus. Bayan epsilon iyi ucsun, kulaklari acimasin, aglamasin ucaklarda. Daha bileti alinmis 4 ulkeler arasi yolculugu var -yarini da sayarsak- onumuzdeki bir ay icinde. Onlar bitsin, bi bebekle seyahat yazisi yazarim artik :)

Mayis ayindan beri yaz yasiyorum, Madrid yazi, Arizona sicagi, Buenos Aires yazi derken, denize de havuza da girmedim hic. Ayip yani, di mi ama? Hala kilolar duruyo da hic bikini icine giresim yok ondan sanirim.

Bir de fark ettim ki -evet bu yasimda farkina vardim- guney yarim kurede okul yili-akademik yil kavrami yok,  adamlar subatta-martta baslayip aralikta bitiriyo okulu, haliyle seneye dedikleri cidden seneye oluyo, eylul degil.

Bir de bu kacinci gelisim buralara, hala sifonu cekince su ne tarafa donuyo geyiginden habersizim, Kuzey yarimkurede ne tarafa donuyo ki, bi cekip bakiverin benim icin :)

Bi de biz milletce cok titiziz ya, hadi ben manyagim da evlerimiz bal dok yala buralara gore :)

Bir de madem geyige bagladim, ben kucukken boyle filmlerde falan eve ayakkabi ile girenleri gorunce derdim ki ulan sokaklari nasil temiz ki eve giriyorlar, herhalde her gun camasir suyu ile yikaniyo o sokaklar :) Artik icime tuz ruhu kacmis herhalde, ne bileyim...

6 Eyl 2012

7 hafta

Bugun yedi haftamiz doldu evin yeni elemani k. ile. Mutluyum! Not dusmek istedim sadece.

Ilk bakisi bana direk l.'in bakislarini hatirlatti, unutmayayim o hissi hic istiyorum. Cok hizli buyuyormus bebekler gercekten de, ben her dakikayi her ani hafizama kazimak istiyorum, mutluyum.

Bir de baby blues varmis cidden, hormonlarim bagimsizliklarini ilan ettiler, kendi baslarina buyuyorlar, ama bu ne ilk bana oluyor ne de son bana olacak, biliyorum.

Kendimi daha olgun, daha guclu hissediyorum bazen, bazen de diyorum ki "neee, ben anne mi oldum?"

Su anin tadini cikarmaya calisiyorum, aman buyusun demeden, zevkle!

Bir de herkesten uzak olmanin en avantajli durumunu yasiyorum, kimseye laf anlatmadan, icimden geldigi gibi bebegime bakmanin luksunu... Tabi is.panyol yasli teyzelerini, ve onlarin "ama bu kizsa neden kupesi yok" laflarini saymadan, acikcasi isterlerse erkek sansinlar, umrumda degil :))

Tabi cok uzaklardan mudahele etmeye calisanlar olmuyor degil, hayatimda buyuk degisiklikler de kapiya dayandi, kararlar vermek gerekiyor acelesinden, bakalim, hersey bir sekilde yolunda girer diyorum. En onemlisi miss k. ve ben onunla cok mutluyum! HEr isteyene bir tane :)))



12 Haz 2012

Yeni hobi

Bu aralar, aslinda son bir kac aydir, yeni hobim dikis! Anneannem, annem, teyzelerim hep diktiler bir seyler, ama bende heves yoktu hic, demek 32 sene beklemem gerekiyormus dikise baslamak icin, 32 yas kutlamalari sirasinda, daha once hic denememisken, "hadi dikis makinasi alalim" sozlerim ciddiye alindigindan ben de yeni hobimle ugrasma imkani buldum. 

Bunlar da dun yaptiklarim. Simdilik zevkli gidiyor, zaman bulunca basina oturmayi cok seviyorum, Madrid'in kumas ve tuhafiye magazalari ogreniliyor haliyle, bir de dikis bloglari... Zevkli seyler bunlar...



Bir de simdi Zekosum'la bir seyler daha paylasiyormusuz gibi hissettirdiginden daha da cok seviyorum dikis dikmeyi!

23 May 2012

Bugun...

Son gunlerde biraz canim sIkkIn, ogrencilerden sebep. Donem sonu ya, sadece aglayanlar, kalanlar ve dersten kalmalarini calismamaya degil, benim not vermememe yoranlar geliyor ofisime...

Normalde takmam ama bu aralar hassasim...

Bu sabah aldigim bir email, iki ogrencim beraber yazmislar, beni cok mutlu etti, buraya not duseyim dedim - sinirlendigimde okuyayim diye- . Sadece isimleri siliyorum.

Hi ...,

We are ... and ..... We have tried to make an appointment with you but it has been impossible due to timetable. We want to thank you for these two years, as we have ended liking econometrics (something we really wouldn´t have believed one year ago). We think that you are a great teacher as you explain really well making the subject content easier.

We also want to congratulate you for your pregnancy.

Thank you very much,


Best regards,


... and ... =)



Yuzume tebessum kondurdu ya, unutmayayim dedim, ozellikle bugun cok iyi geldi... Tam biktim bunlarla ugrasmaktan derken, saygisiz cocugun teki ile tartismisken... Aslinda ben cok seviyorum ders vermeyi! sadece researchle ugrasmak bana gore degil kesinlikle...

20 May 2012

Son zamanlar

Bakalim neler olmus son zamanlarda....

1. Yaz geldi!!! 6 sene Arizona'nin sicagindan sikayet ede ede yasadim, ama soguk havaya -ki Madrid sogugundan bahsediyoruz, ne kadar soguk denirse artik- dayanamiyormusum ben! Yaz geldi yuzul guldu resmen....

2. Donem bitti!!!! Bu donem sikayet dolu yazilar yazmadim ogenciler hakkinda, gecne sene ki gibi, sanmayin ki sikayet edecek bir sey yoktu, ama Ispanyollara alistim diyelim. Yoksa olmadi mi -sana bunun icin para oduyorlar her sordugumu cevaplamak zorundasin- diyen (ki burasi devlet uni, bir de ozel olsa ne diyecek kim bilir), ben ailemle Cancun'a gidecegim, sinav o hafta olmasin diyen, ben Almanim, kotu not alamam diyen....

3. Donemin son dersinde bir grupta mutlu yazlar dedim son olarak, sonra herkes deli gibi alkislamaya basladi, ben ne oluyor buralarda diye anlam veremedim, megerse Ispanyol gelenegiymis, cok severlerse oyle alkislarlarmis, iki grupta daha oldu sonra. Demek gecen sene cok sevmemisler, ama bu senekiler sevmisler :)

4. Ogrencilerimden biri bana ozur siiri yazdi sinavda. Buraya not duselim, isletme okuyan -ki bence kendisi icin cok cok yanlis bir bolumde olan- bir ogrencim, her sabah tahtanin bir kosesine siir yaziyordu, butun derslerde, butun donem... Kendi siirlerinden... Cok iyi br ogrenci, not bakimindan degil :) Neyse, ikinci sinavda bana mektup yazmis ozur icin, ugrastim ama calisamadim diye, yapay degil, cok gercekci. Ben bu dersi sevemiyorum hic, calisamadim kendimi ne kadar zorlasam diye, sonra da bir ozur siiri... Kendisini cok iyi anladim....

5. Yaz geldi demis miydim????

6. Evde buyuk degisiklikler var, odalari duvarlar degisiyor, guzellesiyor!

7. Ufak krizler yasandi, ama buraya yazip hatirlamaya gerek yok!

8. Dersler bittiginden beri haftada bir olan yoga derslerimi haftada ikiye cikardim, mutluyum...

9.Yaz geldi!!!!!

10. Karnim acikti, gidip bir seyler yiyeyim, hava da cok guzel - nazar degmesin :)))

21 Ara 2011

Zaman zaman

Baya uzun zaman oldu yazmayali, bir yerden baslamak gerek, degil mi?

Aralik basinda kisa, tadi damakta kalan turden bir Turkiye turu yaptim. Arkadaslarimin minikleri ile tanistim. Birini hic fotosunu cekmemisim ama :(

Bugun sizleri bir kucuk bey ile tanistirmak istiyorum. Iste karsinizda Ege

DSC_0884



DSC_0865

Bu kucuk beyi de, Doruk'u da, Naz'i da cok sevdim. En kisa zamanda tekrar gorusebilmek dilegiyle! 

31 Eki 2011

Guzellik

Kac zamandir elim bloga gitmiyordu, sehitler, deprem, insanlarin tepkisi derken icimden yazmak gelmedi bir turlu. Ama canim arkadasim Sebnem'in son postlarini gordukten sonra, guzellikler de aklima geldi birden :)

Sebnem ogluna kavustu, 2 ay oldu hatta. Ben daha bu guzellikle tanismadim, gun sayiyorum tanismak icin. Masallah diyorum canim arkadasima, ve biricik ogluna (babaya da tabi :) )

Bugun yarin bir bebek daha bekliyoruz, o minik de saglikla, kolaycana katilsin aramiza, ben de Ankara'ya gidip bu bebekleri seveyim!!!

26 Ağu 2011

Hosgeldin

Bugun fotograf araciligi ile olsa da minik bir beyle tanistim, o kadar minik ki daha, bugun dogdu, onu ve annesini cok opuyorum burdan! Tabi babaya da tebrikler :)

30 Ara 2010

2011 vs 2010

2010 cok sey degistirdi hayatimda, doktora bitti, evlendim, kitalar arasi tasindim, ve en cok da mutlu oldum, sagligim yerinde oldu. Tez bitirme asamalarinda ruh sagligimin calkalandigi da oldu, ama gecti...

Cok cok seyahat ettim, kimi mecburi, kimi keyfi. Yeni ulkeye, yeni dile alismaya calistim, hala daha da calisiyorum.

Sevdim, sevildim, mutlu oldum, agladim, guldum, uzuldum. Yasadim yani...

Kardesim askere gitti 2009 sonunda, kardesinin askerde olmasi zormus, bunu ogrendim 2010'da. Guzel haberleri ilk kardesimle paylasmayi seviyorum, bunu hatirladim. Bir de asker adama guzel olsa bile haberlerin alistira alistira soylenmesi gerektigini!

2009 sonlari ve 2010 ilk 2 ayi cok cok stresli gecti, is durumlarindan dolayi. Cok buyuk belirsizliklerle sariliydim, ogrendim ki belirsizlikler zor, sevmiyorum, fakat atlatabiliyorum!

Mart ayi dogumgunu ayiydi, simdi yanina baska seyler de eklendi.

Doktora zorluklarini zaten biliyordum, bitirme kismi daha da stresli oluyormus, hele bir de hic bir sey begenmeyen hoca olunca! Ogrendim ki hocaya gelmeden ben de var begenmeme durumu, hatta daha da vahim!

Yaz geldi, guzel geldi. Yazin baslangicini guney yarimkurede kis baslangici olarak kutladim. Ogrendim ki etrafta 3 dil olunca (Turkce, Ingilizce, Ispanyolca) benim beyin duruyor, diller karisiyor, annenin soylediklerini kardes icin Ingilizceye, mr. l. icin Turkce'ye cevirmeye basliyorum. Hatlar karisik!

Yazin bir bolumunde Istanbul'da kalabalik Arjantinli bir grupla gezdim, eglenceliydi! Ama bu sefer 3 dil konusuna daha hakimdim!

Sonra geldi Madrid! Ogrendim ki dil bilmedigin ulkede yasamak iskenceymis, bir de ben kendime biraz fazla yuklenebiliyorum. Mesela "niye 1 haftada Ispanyolca ogrenemedim, salak miyim" gibi seyler.

Ogrendigim bir sey, kendine cok yuklenme ve yardim sitemeye cekinme oldu.

2010'un son aylarinda Madrid daha guzel gelmeye basladi bana. Noel zamani ozellikle! Noel'de de Roma'ya gittim sonunda. Sevgilimin ikinci ulkesine, ilk tanistigimiz gunden beri hep guzelligini duydugum, "eat, pray, love" kitabini okuduktan sonra gitme arzumun giderek arttigi Roma'ya. Asik oldum!

Senenin sondan bir onceki bu gununde ogrendiklerimi ozetlersek, kendim icin cok degerli seyler ogrendim. Kendimi daha cok tanidim, neyi yapip neyi yapmakta zorlandigimi biliyorum. Ama ogrendigim en onemli sey, bunlarin bir kismini seneye yine ogrenmem gerekecegi. Hayat boyle bir sey cunku, bazi seyler kisa donem hafiza ile geliyor, zorluklar kolay unutuluyor, yeniden ogreniliyor.

Dedim ya, 2010 hayatimda onemli bir yil oldu, bir de 30 oldum, yeni 10luk donem yani! Gerci sunun surasinda bir kac ay sonra degisecek ama 30 hep bekledigim yildi, guzel geldi, mutlu oldum :)

2011 hepimize neler getirirse getirsin, umarim ki hep yuzumuzde bir tebessum olur! Herkes icin herseyin en guzeli olsun!

21 Ara 2010

Noel-Navidad-Christmas: Madrid 2

Bu noel temasi biraz daha buralara hakim olacak gibi gorunuyor. Her aksam fotograf cekmeye cikiyoruz bu aralar! Bu video da bir magazanin sesli, hareketli noel isiklari. Ben cok sevdim )


20 Ara 2010

Noel-Navidad-Christmas: Madrid

Dun aksam Madrid sokaklarinda gezerken kamerama takilan bazi kareleri paylasmak istedim bugun. Isil isil her yer, ne guzel!


Serrano'daki El Corte Ingles



Calle Serrano



Salamanca civarindaki sokaklardan biri


Sol-Gran Via arasindaki sokaklardan biri



Puerta del Sol, Noel agaci, bu agacin icine girebiliyorsunuz!



Calle Mayor, bu cadde trafige kapali degil, sadece insan dolu :)


Puerta del Sol

29 Kas 2010

Yaprak fotografi...


Biraz once posta kutumu kontrol ettigimde beni cok sevindiren bir zarfla karsilastim. Cok tesekkur ederim Beste, hem fotografin, hem de guzel kartin icin!